Kaçan Erkekler!

Bazı görüntüler zihnime zamklanıyor. Ve yine bu görüntüdeki bazı detaylar, bu zamklanma hadisesini çığa dönüştürüyor. Yıllar önce bir gazete haberinde gördüğüm Melek Karaaslan’ın görüntüsü gibi. Hala da o cenin şeklinde yatan tüy kadar hafif, bebek kırılganlığındaki kadının görüntüsü aklımdadır. Bloğumda Melek’le ilgili 1 yazı var. Merak edenler için linkini ekleyeceğim. Keşke, 6 gün önce yani 2 Mart 2018’de de elim kırılsaydı da o videoyu açmasaydım. Sürekli aynı sahneler zihnimde dönüp duruyor. Kaçan 3 adam… Ve defalarca bıçaklanan bir kadın!

Olayı kısaca izah edeyim:

(haber metnini aynen yazacağım, ve metnin nasıl yanlı olduğunu anlamanız için de linki vereceğim.) ‘Ümraniye’de bir otel girişinde ayrı yaşadığı eşi Duygu Kadakal’ı başka bir erkekle görerek cinnet getiren ve defalarca bıçaklayarak öldüren Hakan Kadakal’…. Sözcü Gazetesi’ndeki haber böyle başlıyor.

Öldürülen Duygu Kadakal’ın annesi mahkemede sanığa ‘Katil katil’ diye bağırıyor, katilin kardeşi de ‘Namus’ diye yanıt veriyor. Haberin devamı böyle.

Nedense ortada sürekli bir NAMUS problematiği var!!!! Sürekli erkeklerin namusuna zeval geliyor. Kadınlar bu konuda hiç atak değil. Kınıyorum! Son derece takmıyoruz demek ki namus hadisesini ki, hiçbir kadın namus kisvesi altında, kocası kendisine ne yapmış olursa olsun paramparça ederek öldürmeye kalkışmıyor. Kalkışan vardır tabii. Ancak o kadar nadir ki!!!

Gelelim konunun 2. aşamasına. Evvelsi gün Mehmet Aslantuğ, Hülya Avşar’ın programına katılmış. Katıldığı programlardan, filmlerden, şarkıcılıktan vs. paraları cukkalayan Hülya Avşar, sanki geçmişi bir gül bahçesi imişçesine kendini muhafazakar ilan ile; evli Tanju Çolak hadisesinden, 14 yaşında kocaya kaçtığı için tacı elinden alınmasına değin son dereceeeeee ‘’Tüh bu ne hafıza ve kÂr’’lı, detaylar içeren hayat hikayesini bir sıçrayışta derdest ederek, kadınlar evde otursun kocasını beklesin, bebek baksın şeklinde kesinlikle zeka kırıntısı içermeyen cümleleri ile hepimizin zatı hakkındaki şahane fikirlerini bir kez daha ‘yani ne bekliyoruz ki başka’ cümleleri ile taçlandırmamıza vesile oldu. Sürekli sözü kesilen Aslantuğ, fırsat bulduğu bir anda öyle iki kelam etti ki, eğer Hülya Avşar ablamız anlasaydı ne dendiğini, cidden belki boş bulunup özür dilerdi… Ama dilemez! Neden dilesin? Program reyting alıyor mu alıyor! Ve o programa reklam veren markalar hala buna devam ediyorsa…. Listesi yapıla ve acilen protesto edile. Madem evde oturup çocuk bakmayı uygun gördü, kendisi de torun bakar, havaya bakar, boş bakar ancak hiç olmazsa saçmalıkları ile kıt zekalıları zehirlemeye devam etmez. (Programın o bölümünün videosunu da yazının sonuna ekleyeceğim. Ha, bir iyilik daha yapıp TDK’dan muhafazakar kelimesinin ne anlama geldiğini de ayrıca yazacağım.)

Şimdi de , Hülya Avşar’ın bizi emanet ettiği adamlara gelelim.

Duygu Kadakal cani adamca bıçaklanmaya başlanınca, videoda da göreceğiniz üzere, orada olan üç adam KA ÇI YOR!.. Hem de arkalarına bakmadan toz oluyorlar. Zayıflık böyle bir şey işte. Rica edeceğim beni bunlardan birine emanet etmeyiniz. Videoyu izlerken düşündüm. Adil olmaya çalıştım. Eli bıçaklı bir adamdan kim olsa korkar. Ancak siz üç erkeksiniz be! Hadi adamın yakınına gitmeye çekindiniz, taş atın, bilgisayar atın, bağırın, çağırın, dikkatini dağıtacak bir şey yapın. Kapıdan fırlayarak kaçmak ne demek! O kadını öldüren sadece o şerefsiz değil. Aynı zamanda sizsiniz de! Hülya Avşar’ın kıt zekasıyla bizi emanet ettiği erkeklerin bir kısmı böyle bu ülkede. Dünyada her şey olmak kolay ama insan olmak zor, diyor ya Yaşar Kemal, ah ne doğru!

Avşar’ın anlamadığı ne biliyor musunuz? Bir örnek vereyim. Sabancı Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı dahilinde yeni yüzyılın materyali grafenin yakıt pillerinde kullanımı konusunda yürütülen bir program var. Bu programın Türkiye ayağının yürütücüsü ve ulusal irtibat noktası: Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selmiye Alkan Gürsel. (Meraklısı için not düşeyim: Kendisi evli ve 2 çocuğu var.) Mesela Avşar bu hanımefendiyi ve uğraşısını zerre kadar anlayamaz. Anlamasa da olur. Sadece sussa bize yeter zira onun gibiler! Avşar’ın ilgilenmediği cenahtan Selmiye Hanım bugün, Türkiye’ye Enerji Veren Kadınlar ödüllerinde akademi ödülünü aldı. Grafen nedir, program nasıl bir şey onun da linkini sona koysam mı acep!

Uzun lafın kısası, evde çocuk pişpişlerken koca beklemek isteyenlere bir sözümüz olamaz. Ancak, kız çocuklarının ilkokula dahi gönderilmediği, 12-13 yaşında zorla evlendirildiği, baba-ağabey-koca-çevre baskısı yüzünden bırakın hayatlarını doya doya yaşamayı ekmek almak için sokağa çıkmalarının bile izne ve namus bekçilerinin keyfine kaldığı bu ülkede, yangına körükle gitmek ne demek? Bu nasıl bir şuursuzluk ve gerçeklikle tendon bağlarının kopma halidir!

Hal böyle olunca, mahkeme hakimleri de, eşini ‘Burası sana mezar olacak’ diyerek 40 bıçak darbesiyle öldüren caniye, haksız tahrik ve iyi hal indirimini rahatça verebiliyor. Müebbet cezası önce 24 yıla indiriliyor, iyi hal ile de 20 yıl düşürülüyor. Namus dedim ya canım… Daha ne diimm!!!

Sizi istemeyen birine ‘Ya benimsin ya toprağın’ diyerek fiziksel ya da psikolojik şiddetle sahip olmaya çalışmak, en basit tanımıyla ‘Ben dünyanın en egoist ve bencil insanıyım’ demektir. Bu tarz arkadaşların çocukluklarına doğru yapılan yolculuklarda arazlarının nedenleri kolayca ortaya çıkar aslında. Şahsi fikrim şu: Baktın biri seni sevmiyor, gidersin. Eğer zaten seviyorsa ve ortada bir yanlış anlaşılma varsa, gitmene izin vermez. İster bir yanlış anlaşılma, ister çok haklı sebepler… Mesele ne olursa olsun seven insan, bir şekilde gönül almanın yolunu bulur. Ha, gittin ve arayan soran yok: Zaten konu kapanmıştır! O içli şarkılar, filmler, şiirler, romanlar kimler için yapıldı sanıyorsunuz! Yara kapanana dek takılırsın kendinle…

Dücane Cündioğlu’nun çok sevdiğim bir cümlesi var: Vazgeçmek elindeyse aşık değilsin, demektir. Lakin şöyle de demiş bir yerde: Söyle bakalım ey talip, fedakarlığı büyük olanlar kimler? Aşıklar mı, yoksa aşktan vazgeçenler mi?

Konu aşk olunca sanırım herkesin kafası pek karışık. Allah’tan son derece net olduğum bir mesele var: Merhamet ! Zira bunun erkeği kadını, genci yaşlısı yok. Çünkü sevdiğine merhametle gönlünü açmak ve sığınmak istemek karşılıklı bir histir. Gerekirse o sana kol kanat gerer, gerekirse de sen ona. Basit bir internet yazısı ile bitireyim: Sevecekseniz eğer bir erkeğin/kadının merhametini sevin. Para, mal, mülk tükenir. Yakışıklılık, güzellik uçar gider. Ancak merhamet bakidir. Merhamet erkeğe/kadına yakışan en güzel meziyettir.

Bu vesile ile: Kadın erkek eşitliğinde 139. sırada olan, bakış açısı ahlaktan çok ahlakçılığa dayanan cânım ülkemdeki herkesin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım.

http://www.dailymotion.com/video/x6b9lww

Bu da benden herkese hediye gelsin…

About Vildan Çetin

instagram: _vildancetin_ beynelhayat velmemat... writer; published 2 books from sacred life trilogy: the origin, the voice. trtcocuk cartoon serial ciciki's script&jingle, tik&tak cartoon series, neşeliçocuklar youtube, advertiser, brand strategist, content developer, youtuber, documentary
Bu yazı taze diş macunu içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s