En Güzel Kadınlar: Eğlenir!

BİR ZAMANLAR İZMİR FUARI 2 : GÜNDÜZ MATİNELERİ

Hillsider’ın geçen sayısında (h82- bahar sayısı) bir zamanların İzmir Fuarı’nın gazinolarını yazmıştım. Bu sayıdaki yazımı da (biraz da ısrarlar üzerine), fuarın anlatılmayı en çok hak eden eğlencelerinden birine, gündüz matinelerine ayırmak istedim.  

EN GÜZEL KADINLAR: EĞLENİR!

Masada davetiyeler. Hem de ismini Müzeyyen Senar’dan alan Çamlık Senar Gazinosunun gündüz matinesine: Tam tamına altı tane! Annemle teyzem, talihli arkadaşlarının isimlerini saymaya başladılar. Elemeler çetin geçiyordu. Sona altı kişi kalmıştı. Gerçek isimlerini kullanamayacağımdan, sen, ben, Ayşe, Nuran, Gülay, Emel yazacağım. Çocuklara, hele benim gibi cılızlara, fasulyeden sayıldıklarından bilet almazlardı. Annem matineye gelecekleri aramaya başladı. Heyecanıyla telefonun ahizesinden çevreyi inleten sesin sahibi Ayşe Teyze, uzun ve havalı bir teşekkür faslının ardından, hayatım, dedi, Gülay’ı öldürsen Emel’le yan yana gelmez. Bence davetiyelerden birini başkasına ver. Onlar kaç yıldır konuşmuyor ben bile unuttum!

Hillsider’ın geçen sayısından bir zamanların İzmir Fuarının gazinolarını yazmıştım. Bu sayıdaki yazımı da, fuarın anlatılmayı en çok hak eden eğlencelerinden birine, gündüz matinelerine ayırmak istedim.

Gazinoların misafirleri sadece İzmir’den değildi: Ankara, İstanbul ve özellikle İzmir’in çevre illerinden, kasabalarından, köylerinden en güzel entarileri ile otobüslere, dolmuşlara doluşup gelen kadınlar, Ege’nin canlı ve güzel ülkemin diğer yörelerinden çok farklı kültür coğrafyasının tüm renkleri ile kapıdaki uzun kuyrukta saatler öncesinden bekleşmeye başlardı. Bu kuyruğun müdavimi Alamancıları da atlamamak lazım. Yaz tatillerini Türkiye’de geçirmeye gelen işçilerimiz için de fuar en önemli sosyalleşme ve eğlence alanlarından biriydi. Kuyruklar daima uzundu. Çünkü, biletin iyi sıralardan olsa da, onun da en iyisini kapmak önemliydi. O zamanlar sanatçılara birer ilah gözüyle bakılırdı. Yakın olmak, bir fotoğraf karesinde yer almak dünyanın en önemli prestij unsurlarından biriydi. Üstelik şimdiki gibi, çek anında bak, beğenmezsen sil 100 kez yine çek bak, tarzı teknolojiler olmadığından, çekilen fotoğrafları almaya gelmek de ayrıca bir mesai harcamayı gerektirirdi.

GÜNDÜZ MATİNELERİNİN GÖZDELERİ!

Magazinel malzemesi bol bir eğlenceydi fuar. Ünlülerin patlattığı bombalar kadar, gelen misafirlerin marifetleri de sık sık fısıltı gazetelerine yansırdı. Rivayet o ki bir gün gündüz matinelerinin birinin kuyruğundaki kadınlar arasında büyük bir kavga çıkmış. Görevliler kavgacı kadınları bir türlü ayıramıyorlarmış. Dönemin en yakışıklı ve popüler seslerinden Ahmet Özhan da o sırada prova yapıyormuş. Ancak kavga sesleri öylesine yüksekmiş ki, Özhan orkestrasını durdurmuş ve ne olduğunu gözleri ile görmek için kapıya yönelmiş. Kapıya çıkar çıkmaz kavgacı kadınlar dahil herkes şok geçirmiş gibi aynı yöne bakmaya bakmaya başlamış. Aklıma filmlerde seyrettiğimiz taze et peşindeki zombiler geldi nedense. Ahmet Özhan kendine doğru hamle yapmak üzere olduklarını anladığı kadınların bakışlardan öyle korkmuş ki, koşarak içeri geri dönmüş. Biri, Justin Timberlake’in yeniyetme fanları da böyle mi dedi? Sanatçıların ne denli ihtirasla sevildiklerini başka bir örnek daha vereyim. ‘Zeki Müren hayranlarının, Müren Fuar Manolya Bahçesi’ne geldiği zaman, sevinçten içinde Zeki Müren de varken 62 model Chevrolet Impala’yı  havaya kaldırdıkları hala anlatılır.’

TÜRK FİLMLERİNDEKİ PUROLU GAZİNO PATRONLARI!

Bu işin eğlenceli olduğu kadar maddi tarafı da önemliydi. Fuar ve fuarla birlikte canlanan eğlence ekonomisi İzmir’de pek çok ailenin geçimini sağlıyordu. Bakınız: Yazar. Benim ailem de bunlardan biriydi. Dolayısı ile bir sanatçının iş yapması ve yapmaması çok öenli bir kriterdi. Sinemeda başarılı olan bir isim İzmir’de boş masalara şarkı söyleyebiliyordu. Gündüz matinelerinin en çok iş yapan yıldızların biri de Emel Sayın’dı. Hiç iş yapamayan isim ise, Filiz Akın! Bunu ben söylemiyorum. Nuri Yalçuk, namı diğer Bornovalı Nuri, bir ropörtajında söylüyor.

O dönem gazinocular arasında da rekabet büyüktü. Gazinocular kralı diye anılan Fahrettin Aslan, Hasan Ekici, Osman Kavran, Atalay Noyaner ve Nuri Yalçuk arasında rekabet çok büyüktü.

Bornovalı Nuri, 2011’de 82 yaşında verdiği ropörtajında gazinoların ahvalini şöyle özetliyordu: 1950’lerden itibaren fuardaki gazinolar öyle büyük ilgi gördü ki Türkiye’nin eğlence hayatının adeta referansı haline geldi, ünlülerin doğduğu yer olarak kabul gördü. Kapalı gişe hizmet veren gazinolara girmek için binlerce kişi kapı önünde kuyruklar oluşturdu. O dönemde Emel Sayın 750, Ajda Pekkan 750 lira alıyordu. Fatma Girik 5 bin lira aldı ama gazino doldu. Tam 7 bin 300 kişilik salon full çekti. Kaprisi yok, güzel mi güzel, kabadayı bir kızdı. Filiz Akın’ı getirdim ama sahnede iş yapmadı. Ahmet Özhan ile de takıştı, onu istemedi. Bu durumu duyunca Filiz Akın’a “Sen gidersin ama o kalır” dedim. Nitekim öyle oldu, sonra araya barışalım diye 50 kişi soktu ama ben kabul etmedim.

Zeki Müren’in o dönemde Fahrettin Aslan ile arası iyi değildi. Bana, “Fahrettin Aslan ile ortak mısın, değil misin?” diye sordu. Olmadığımı söyleyince “O zaman benimle açma ama Nisan ayında benimle kapat. Sen Emel Sayın’ı al” dedi.  Emel Sayın İstanbul Lunapark’ta çalışıyordu, işi de çok güzeldi. Gittik onunla konuştuk, o tarihte 10 bin lira yevmiyeye anlaştık. 38 gün çalıştık, gazinonun her gecesi doldurdu üstelik matine de hiç boş geçmedi.

Bir gün Bülent Ersoy’un annesi telefonla aradı, “Bülent Ersoy seninle çalışmak istiyor” dedi. Kaç para istiyor dedim, 200 bin yevmiye 2 milyon avans dediler. Yarısına anlaştık. Onun gelişini hiç unutmam, Menekşe Çay Bahçesinde oturuyordum. Birden sandalyeler ayakkabılar havada uçuşmaya başladı. Fuarın açılışına henüz 4 gün var. Ne oluyor diye baktım, gördüm ki Bülent Ersoy gelmiş. Hemen biletleri satışa çıkarttık, inanır mısınız 32 günlük biletleri bir günde sattım. Karaborsa yapsak büyük para kaldırırdık.

Gazinolara gitmek bu yüzden büyük bir prestij unsuruydu. Hele ki ön masalarda oturmak. Sanatçılara yakın olmak. Gül yapraklarını başlarından aşağı dökerek onurlandırmak… Ve çapkınların ünlü assolistlerin ayakkabılarından şampanya içmesi! Ah o eski fantazilerin şatafatlı dünyası!

Başta anlattığım hikayeye dönersek: Annem, bu küslük detayını atlamanın sıkıntısı içinde ne yapacağı bilmeden evde dört dönmeye başlamıştı. İki düşman arkadaş, ikisini de yanında isteyen bir ortak dost. Annem her ikisini de aradı ve durumu anlattı. Ya ikisi de gelecekti. Ya da iki bilet, iki farklı isime gidecekti. Sizce davetiyeler iki düşmandan biri elenerek başkasına verilmiş midir? Ya da düşman arkadaşlardan demir yürekli olanı, ben gelmiyorum, ona ver, o gelsin, hı! yapmış mıdır? Haliyle kimse bunlardan birini yapmadı. Bedavaya gündüz matinesi: Hastaları iyileştiren, düşmanları barıştıran, şehirleri birleştiren ruhuyla tüm kadınları bir araya getirmeyi başarmıştı. Hikayenin devamında, ezeli düşman ve rakip Gülay ve Emel teyzeler, Senar Çamlık da yan yana göbek atıp düşman çatlatırken Müzeyyen Senar da, en güzel şarkılarını söylüyordu. Ben de sarmalara yumulmuş, Elvan gazozumun dibinde kalanları dudak kenarlarımdan yalarak onların neşesini seyrediyordum. O zamanlar mevzuunun ne olduğunu anlayacak yaşta değildim. Annem sık sık elimden tutup silkeler gibi beni de dansa zorluyor, ben de komik hareketlerle onları taklit etmeye çalışıyordum. Dedim ya, eskiden hayat bize de güzeldi…

Bir Zamanlar İzmir Fuarı - En güzel kadınlar: Eğlenir!

En güzel kadınlar: Eğlenir!

FullSizeRender_4FullSizeRender_3FullSizeRender_2FullSizeRender_1

Reklamlar

About Vildan Çetin

instagram: _vildancetin_ beynelhayat velmemat... writer; published 2 books from sacred life trilogy: the origin, the voice. trtcocuk cartoon serial ciciki's script&jingle, tik&tak cartoon series, neşeliçocuklar youtube, advertiser, brand strategist, content developer, youtuber, documentary
Bu yazı taze diş macunu içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s