Göğe Bakma Çimleri!

Hava yağdı yağacak. Gri. Uzun uzun tarif etmeyeyim. Bulutlar pantone kataloğunda 423-430 arası. Renkte! Arada beyazlar ve güneş, nadiren görünüyor. Mesafeli. Birazdan yağmur indirecek. En sevdiğimden: Zarif, ahenkli, ışıl ışıl. İlkin şiddetli. Sonra daha sakin. Tam arabada uyumalık. Ev de olur.

Karşıyaka sahilinden geçiyordum. Arabadaydım. Her cins (kesimden de diyebilirdim ama kurban bayramıydı ve kesim kelimesine gün itibarı ile gıcıklığım buna engel oluyordu!) insan yayılmış, özellikle sevgililer öpüş koklaş. Kimsenin kimseyle derdi yok. Herkes kendi aleminde… Sonra, araba biraz daha gitti. Gitti. Ve onları gördüm. Çimlere yatmışlardı. Sırtüstü. Birbirlerinden oldukça uzaktılar. Üç farklı kişi. Uzaktan gördüğüm için gözleri kapalı mı açık mıydı bilemiyorum. Öylece çimlere uzanmış, yatıyorlar ve gökyüzüne bakıyorlardı. Birinin, çantası yanıbaşına atılmıştı. Aman yakınımda olsun. Uyurkalırım, biri alır götürür kaygısından uzak. Öteki ise sigara içiyordu. Kırmızı ışıkta durduk. Bakakalmışım. Arkadaşım, birini mi gördün, diye sordu. İrkildim. Ih ı, dedim. Birini görmedim. Aradığım biri var çünkü: Kendim! Kendimi orada göremedim. Hayal edemedim. İçim karardı. Dedim ki, şimdi sen de insen şu arabadan. Gidip sırtüstü çimenlere uzansan… *Turgut Uyar’ın Göğe Bakma Durağı varsa, senin de çimlerin olsa… Her dertten azade, yalın, uzun bir yağmurun ardından çıkan gökkuşağı gibi çimlere uzansan. Sonra ışık yeşile döndü. Biz de gittik.

Hikayem de, o yeşile dönen ışığı arkada bırakırken başladı. Kendime dedim ki, haydi git at kendini çimlere. İyi hoş da, ya içindeki ses? O sana huzur verir mi?! İlla ki, orasından burasından didikler bir şeyleri. Çünkü sen bir Türksün. Türkiye’de yaşıyorsun. Kişisel dertlerin genele vurunca pek matah olmasa da, çepeçevre dertle, kederle, fakirlikle, üçkağıtla, hırslarla, şiddetle kuşatılmışsın. Yaşadığın coğrafya iki dakika huzurla gökyüzüne bakmana izin vermez. Aklına minik Aylan’ın denize vuran bedeni, Suruç’ta çocuklara oyuncak götürmek isterken patlatılan bedenler, hemen yarım saat ötende suyun karşısına geçip hayatını kurtarmak isterken aslında ölüme koşan can yeleği sırasındaki Suriyeliler, etnik kimliği yüzünden birbirinden nefret edip vuran kıranlar, o da olmadı dindar veya değil diye diye ortaya dökülen kirli çamaşırlar, çıkar, rüşvet… Sen bir an olsa da huzurla çimlere yatıp gökyüzüne bakamazsın ki! Önce içindeki sesi susturmalısın. O ses de kolay susacağa benzemez.

İşte bu konuda böyle birşeyler yazmayı istiyordum. Kurban bayramından beri o adamlar aklımdan çıkmıyordu. İçlerinden geçenleri bilmiyorum tabii… Ama ne bileyim. Canım çekmişti onlar gibi olmayı. Resmen içimde bir yer şişmişti özenmekten. Ve dün Ankara’da 95 canımızı aldılar. Oysa dün, barış için yürüyeceklerdi Ankara’da. Bizler için, geleceğimiz için: Bir heves çimlere sırtüstü uzandığımızda, iki dakikalığına da olsa gönlümüzün ferahfeza bir ahenkle açılması için… İzin vermediler. Yaktılar bizi. İçimizdeki umudu bir kez daha mahşer yerine çevirdiler. Bir kez daha hepimizin kulaklarında sur borusu çaldı. Çok kızgınım. Hayata. Bu dolapları, tezgahları, planlayanlara. Alet olanlara. Çok kızgın olmam onların istediği şey, biliyorum. Ağlarına düşmem için kızgın olmalıyım. Manupilasyona açık, hassas, şerazesi kaymış… Karmançorman.

Aklımda Pablo Neruda’nın sözleri:

      ‘Halkın ölümü her zamanki gibi oldu

      Sanki hiç kimse ölmüyordu

     Sanki bunlar toprak üstüne düşen taşlardı

     Su üstüne düşen su…’

 

Acı. Derinlerden akıyor. Mağma kadar yakıcı, sonu gelmez bir ağıt gibi. Geçmiyor. Öylecene uyumuşum. Uyandım. Ağzım bile acı. Sabah gazeteleri okurken, Milliyet gazetesinde Al Sharq Forum Araştırma Direktörü Galip Dalay’ın Ankara’daki eylemin amacı ile ilgili yaptığı yorumu okudum. İçimden geçenleri söylüyordu: Basitçe. Bizleri galeyana getirmek, bölmek, parçalamak, geri görütüp Araplaştırmak isteyenler ve onların amaçlarına uygun adım adım kurguladıkları oyunlar var işin içinde. Derin bir devlet var, devletin dahi müdahale edemediği. Kontrol dışı.

Haydi, hiç olmazsa bir paragrafını hep birlikte tane tane okuyalım mı?*

‘Al Sharq Forum Araştırma Direktörü Galip Dalay da eylemin amacının Türkiye’deki toplumsal fay hatlarını harekete geçirmek olduğunu  söyledi:

Elbette kimin yaptığını şu aşamada bilmiyoruz ama, beyin egzersizi yapınca zihne iki odak geliyor. Birincisi IŞİD vari bir yapılanma olabilir. İkincisi de devlet içi mekanizmalarla özellikle emniyetle ilişkili bir yapılanma olabilir. Kendi başına, kendi gündemleriyle hareket eden devlet içi yapılanmaların tam anlamıyla tasfiye edilip edilmediği konusunda şüphelerim var. Ayrıca, Reyhanlı, Suruç ve Diyarbakır saldırılarına bakınca, bu saldırılar sonrasında anlamlı bir resmin ortaya konulamamasını da doğal bulmuyorum. Evet, o saldırılar sonrasında belki, şu şahıs denildi ama, ilişki ağları ortaya konulmadı.Bu eylemlerin asıl amacının Ortadoğu’da var olan Türkiye’de de yansıması olan  etnik ve mezhebi fay hatlarını harekete geçirmek olduğu açık. O fay hatları Türkiye’de de var.  Bu bir süreden beri amaçlanan Türkiye’yi, Suriye’deki kadar sert olmasa da, yumuşak bir biçimde Suriyeleştirme çabası. Ayrıca Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelik bölgesel aktivitelerini etkilemeye yönelik bir saldırı bu. Bu anlamıyla Türkiye’nin bir çeşit terbiye edilme amacı var. Söylemeye gerek yok, bu seçimlere yönelik de bir operasyon. Ama bu Türkiye’yi Suriyeleştirme çabasının yanında ikincil kalıyor. “

Bir kez daha içimdeki heves kırıldı. Bir kez daha, içimdeki göğe bakma çimleri ezildi. Üstünden dünyanın elemi geçti. Çığlık çığlığa. Bebeler, analar, babalar, kardeşler, dostlar: Hepsi bizim canlar. Parçamparça oldum. 10.10.2015 Ankara’yı ve kaybettiğimiz canları tek tek yazdım kalbime. Unutursam kalbim kurusun!

göğe bakma çimleri

göğe bakma çimleri

 

GÖĞE BAKMA DURAĞI

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam

Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım

 

**Yazının tümü için:

http://www.milliyet.com.tr/-supheli-listesi-epey-uzun–gundem-2130195/?ShowPageSkin=1

 

 

 

10.10.2015 ankara #unutursakkalbimizkurusun #inadınabarış

10.10.2015 ankara #unutursakkalbimizkurusun #inadınabarış

 

ğöge kansız bakma durağı

ğöge kansız bakma durağı

Reklamlar

About Vildan Çetin

instagram: _vildancetin_ beynelhayat velmemat... writer; published 2 books from sacred life trilogy: the origin, the voice. trtcocuk cartoon serial ciciki's script&jingle, tik&tak cartoon series, neşeliçocuklar youtube, advertiser, brand strategist, content developer, youtuber, documentary
Bu yazı taze diş macunu içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s