Perişanlığın zevki!..

Not:  Mücbir sebeplerle yazılmış, 3 aşamalı bir yazıdır. Konuların birbirleriyle ilgisi yoksa da; Gerçek kişilerle, pekâla vardır!

Perişanlığın zevki!

Kimse kimsenin perişanlığına ortak olamaz: Olmamalıdır da! Tek başınalıktır, perişanlık. Kendine acımak: İnsanın eline geçen en hain zevki bedavaya harcatmamak, en yakın bildiğine bile. (Ay ne şahane bir duygudur perişanlık ayol! Diye kih kih gülmek geldi içimden:)

Şahsen perişanlığımdan zerre koklatmam en yakın saydığıma bile. Dibine kadar yaşarken mümkün mertebe sezdirmemeye gayret ederim kimseciklere. Kolay değildir zira perişan hale gelmek şu fani dünyada. Ve her kula nasip olmaz lezzetlerle alır götürür insanı konformist diyarlarına. Perişan, çalışmayabilir. Kendine acıyabilir. Zır zır ağlayabilir. Sınır-sinir tanımayan bir bulaşıcı hastalığa tutulmuş gibidir. Herkesi taciz etme hakkına sahip, dişine kimi takarsa zamanını tüketmekte sakınca görmeyen sonsuz bir haklılık hali ile feci özgürdür, kafasına koyduklarını yapma hususunda… Herkese derdini sıçratabilir çamur gibi. Sıçratamadıklarını da, duyarsızlıkla suçlayabilir pervasızca. Duruma göre on, dermansız vakalarda bir ömre yayılan yıllar sayısınca hem de!

Ve maalesef, olmuyor!.. Rabbim, anında bir müdahale ile bu hakkı bile çok görüyor bana. Anladınız değil mi? Bir şey oldu.  Ohh yandan yandan…. Yaniiii…

Şimdi feci bir sıçrama ile başka bir konuya geçeceğim. Yoksa ‘yanii’nin devamı’ zırt diye ağzımdan kaçıverecek. Sürpriz bozulacak…. Kelime dediğin insanın ağzına sığmaz mı yahu!?! Sığmayanını yapmışlar, ve de sezdirmeden dilimin altına saklamışlar, heyhat!

** http://www.youtube.com/watch?v=GeqijzXvf-U

———————————————————————————————–

Perişanlığın bu cinsine lanet olsun!..

Geçenlerde, kendimi bastım! Kendimi, bilinçaltımı meme avuçlar gibi avuçlayıp sarmalayan, sıkıştıran ve ele geçiren erkek egemen kültüre ait öğretilmiş-belletilmiş bir düzeneği, yazılarımdan birinde* fütursuzca kullanıp, eşe dosta matah birşeymiş gibi savunurken bastım.

Parça Tesirli Konuşmalar 1, başlıklı yazımın ortalarında şöyle bir paragraf var:

Daimi dertli kedi halinde yaşadığımdan, kendimde pek rastlayamadığım mutlu insan hallerini de, mutlu insanları seyretmeyi de pek severim. Dikkatle okuyunuz; mutlu dedim, alkolün dibine vurup meydanlara akan, milletin karısının kızının kıçını başını elleyen tacizci kaçkınları, değil…

Milletin karısının-kızının, demek, ne demek, diye kendime sordum? Burada millet kelimesini, genel erkek soyunu belirtmek amacıyla kullandığım gün gibi aşikar olduğuna göre… Herhangi bir erkeğe bağlı olan kadın!ın sorumlu olduğu erkek… Erkeğine göre ayarı verilen kadın! Şöyle ki; Kadını sorumluluk kisvesi ile kendine bağlayan, esaret altına alan ve sözde bireyselliğini bununla özgürleştiren ahlakçı toplum… un, b o k çukuruna battım. Hem de en afili görünen bir cümle ile. Güya kadını savunuyorum ayağına… Kadın, kötü olursa, erkekinin o pek şişik egosu iğnelenir… İçi irin kaynayan bir balon hiddetinde, pat diye patlayıverir! Erkeğin beterinin şiddeti de durduğu yerde durmaz. Sıça sıvaya başlar karısına eziyete… Bu yüzden kadınlar, tüm dikkati kendini izlediği ve izlendiği aynalarda, ve olmasa dahi olası hatalarını anlayarak, ağlak ve pür gözlerle efendisinin affına sığınan köleler gibi, hareketlerine özen göstermelidir. Yoksa erkek dediğin kızar! Çok kızar! Mazaallah!!!

Ve; Ölüme bir adım kala can havli ile, kaçacak delik arayıp bulan kadıncağızını, beni adam yerine koymuyor, diye, benzini alıp bir güzel yakabilir. Yüzü ile yetinmez, biraz da buralara dökeyim ohhh, diye diye cayır cayır saçlarından alevlendirir!

Hayatının baharında, daha 36 yaşında, yüzünü maskeyle gizleyerek duruşmalara katılmak zorunda kalan Gönül Çalışkan’ın başına gelen budur.

İşte bu cins perişanlığa, her kadın ortaktır! Bu, hepimizin sorumluluğundadır. Bu tip adamların cezası, 13 sene değil, kendimi tutmayacağım, direkt Taksim’de sallandırılmak sureti ile en ağır tarafından, bak bakalım bir daha yapıyorlar mı düz mantığı ile verilmelidir.

** http://www.gazeteport.com.tr/haber/175058/biraz-da-saclarina-dokeyim-ohh

—————————————————————————————————–

Ne oldum demeyeceksin!..

Bir sıçrama daha yapacağım: Bir arkadaşımın yazdığı, senaryosu basit olsa da, reytingi bol olur diye kanalın yayınlamaya heves ettiği bir hikaye vardı. Hikayenin ana fikri, ‘Alma mazlumun ahını… Valla yakışıklı spor hocasına yem, bilmem ne kent ahalisine alay konusu olursun, benden söylemesi! Pornocu, büyücü, botoxluestetikli, yapılı dudaklı-burunlu-memeli tanımaz; Vırvır arkandan konuşurlarr, mevzuu taaaaaaaaaaaaa kimlere ulaşır kimlere, bilemezsin… Donsuz sokakta kalıverirsin, Adanalıııı!‘ babında idi. Önümüze gelene bin tekme, binlerce dansöz var edasında saçana kıymayan bizden değildir, oyunu kıvamında, bir hikaye… Neyse, kanal senaryoyu yayınlamaktan vazgeçmiş. Hoş arkadaşım çoktan vazgeçmişti. Ya tutarsa diye attığı zarı bile unutmuştu. Öylecene yere düşerken zar, bir dağıl sen… Bir dağıl! Yani bildiğin, çizgi film!..

Bu arada, yazar dediğin durur mu? Bu cinslerde, hikaye de dolayısı ile talip-talep de bitmez. Sen git, süper başka bir hikaye bul. Sat kanala! Bas bas paraları Leyla’ya hatta!

Diyeceksiniz ki, ne anlattın sen şimdi ha, neee? Bağırmadan sorun rica ederim. Bazen de yazarsın… Yanii… Mesleki deformasyon, de, tatava yapma, oku geç, der mi şimmm! Aslında bahsettiğim hikayeden çok, jenerikte kullanmak istedikleri şarkıyı beğenmiştim. Nereden akıllarına geldiyse??? Ciddi tarafından bakarsanız; bir iki rötuşle, ahval ve şeraitimize pek uygun maaşallah!..

***http://www.youtube.com/watch?v=gH7nVY5t8WI

 

Mâni:

Yazar coşmuş demeden, insafla yorumlayalım…

Üst metinle yetinmeyip damardan kaynaşalım…

Alemde ne varsa yolu aşka çıkar…

Onu bunu bırak bizden konuşalım:)

 

 

 

Reklamlar

About Vildan Çetin

instagram: _vildancetin_ beynelhayat velmemat... writer; published 2 books from sacred life trilogy: the origin, the voice. trtcocuk cartoon serial ciciki's script&jingle, tik&tak cartoon series, neşeliçocuklar youtube, advertiser, brand strategist, content developer, youtuber, documentary
Bu yazı taze diş macunu içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s