Zihin İshali!

Ben de ‘öyle olmak’ istiyorum!
Lakin, kesinlikle kendime güvenim yerlerde yuvarlanıyor…

Günlerini nasıl değerlendirdikleri ile ilgili bir sürü yazarın röportajını okudum… okuyorum. Hilafsız hepsi güne: Çiçeği, kediyi, köpeği, böceği, güneşi vesair selamlayarak gayet mutlu mesut başlıyor. Sırası değişmek kaydı ile: Kitap-edebiyat dergileri okuyor, yazı yazıyor, (ileri düzeydekiler, ilham gelirse şiir, gelmezse roman yazıyor) araştırma yapıyor, bi’ton film izliyor, tiyatroya-sergiye-konsere-seyahate gidiyor, twitter’dan giriyor facebook’tan çıkıyor, yorum üstüne yorum yapıyor, bu yoğunluk içinde dostlara yarenlik ediyor, iki şarkı sözü attırıyor, felsefe kitaplarını yorumluyor, yeni çıkan roman-yazar-kitaplar-siyaset falan filan hakkında eleştiriler kaleme alıyor ve hatta  (yine ileri seviyedekiler) çocuk yetiştiriyor, evi idare ediyor… Akşamları, büyük bir tefekkür ve mutlulukla evreni kucaklayıp, oturma odasına ‘yarın sabaha değin, kendine iyi bak emi’ bakışı atarak yatağa gidiyorlar! Gibi. Ha pardon, bir de ruhu besleyip derinleştiren manevi ritüelleri uygulama işi var ki… Sanırım, onların da hepsini yapıyorlar. Çalışkan, planlı, düzenli, örnek insanlar… Okuduklarımdan çıkan sonuç bu.

Ben ise rezil durumdayım! Şimdiden, bunları yazarken daha, yoruldum! Sabah nasıl bir suratla kalktığımı anlatmayayım da (Siz deyin kenefe, ben diyeyim atom bombasının ortasına düşmüş kadar mutlu, gibi…) uyanma ile yataktan kalkma kuvvetini bulma aralığında kafamdan geçenleri  anlatayım:

Zil çaldığında, ‘hohoyt yine yeni ve şahane bir gün başlıyor’ neşesi ile yataktan fırlayanlardan olamadığımdan, yaklaşık iki saat boyunca, sırası değişmek kaydı ile: Neden varız, insanlığın sonu ne olacak, ölüm bir son mu yoksa başlangıç mı, diyelim ki cennet var, pekiyi varsa kablosuz internet var mı, şimdi uyanıcağım da ne olacak, şu lanet perdeyi tam kapamamışım içeri çubuk kraker şeklinde ışık giriyor, üstelik tuzun yoğun olduğu taraf gibi, (uyuduğum oda mezar tadında karanlık olmalı da..), kalkıp perdeyi düzeltsem sonra çişimi yapıp geri yatsam, dün gece ne manyaktı Pesoa ve o bir kutu dondurma bir arada, çok kilo aldım, amann alsam ne olacak manken mi olacağım, kredi kartları nasıl da şişti, kartlar da kilo alır mı, bakiye arttıkça su almış parke gibi ortalarından şişmeye başlayıp bizi uyarsalar ya, unutmadan; kira zammını noter tasdikli dilekçe ile yapan ev sahibimizi bi’silkelesem, o da yaşılıktan ölse kaç yıl yerim, madem hapse düşeceğim; şu yalnzı ve güzel ülkeyi, doğayı falan mahvedenlerin topunun üstüne gaz döküp yaksam nasıl olur, laf aramızda Nuray Mert de süper hatunmuş ne yanıttı be o, yatak odasının kapısında durmaksızın miyavlayan iki kedi kaç dakikada hayvan barınağına bırakılır, zaten evde kedi köpek mi bakılır, insanın namazı kabul olmaz, sen de meditasyon yap o zaman, o kabul olur…

Düşünün daha yataktayım… Kalkacağım, kahvaltı edeceğim, gazete okuyacağım, internete gireceğim, e-postalarıma bakacağım… pardon sıra şaştı; her şeyden önce çay demlerken geceden ayyaş ve karman çorman evi (artıııı mutfağı) toparlayacağım, kedileri besleyeceğim, çiçekleri sulayacağım, sabaha karşı dört gibi yatağa giren eşime ikiyüzüncü kez, kahvaltıya kalkması için yalvaracağım, kalkmadıysa tehdit edeceğim, dışarıdaki bebelere su koyacağım, domates doğrayacağım, yumurta kıracağım, ilaç içeceğim… oldu sana öğlen.

Sonrasına hiç girmeyeyim. Düzenli çalışmak, hesaplı kitaplı okuma ve verimli yazma saatleri, kültürel beslenme amacıyla sergi falan gezmeler, yarenlik adına dost ziyaretleri, kek-börek-çörek yapımında ve lezzette sınır tanımama halleri falan… Ben nereeede, onlar nereede!!! Bir de sportif amaçlı faaliyetler var ki; bu noktada duruyor ve koşan-çoşan aktif mizaçlı bu yazar takımına izninizle, ‘ohannesburger’ diyor, kıskançlıkla dudaklarımı büzüp, burnuma yaklaştırıyor ve gözlerimi deviriyorum. (Hiç sormayın. Ben de bu hareketin ne manaya geldiğini bilmiyorum! Son numaram bu: Şaşır, üzül, sevin, sevinme… büz dudakları, yakınlaştır burna, gözleri devir ve bekle. Sanırım bilinçaltımı boklayan aşüfte, bunun sevimli olduğunu sanmama neden oldu filmin bir yerinde…) Zamanda sıçrıyor, konuyu bölüyor: ‘Aklı sürekli yemekte olan bir kadın ancak ‘oha’ yerine ‘ohannesburger der’ diyor… Ve kendimi aşağılayabileceğim başka bir mesele geçiyorum.

Kafamda çoktan yazıp bitirdiğim, hatta iskeletini çıkardığım üçüncü romanımı yazmamak için bin takla atıyorken… sırf yazmaya oturmamak adına tuvaleti sekizyüzüncü kez dezenfekte edip, pelte misali koltuğa yayılmış halde, sabah durmaksızın miyavlıyorlar diye bozuştuğum kedilerimin gönlünü almaya çalışırken… Sürekli kendimi yazarken düşlüyorum. Şöyle yazayım. Böyle diyeyim. Aman Erdal’ın tarzını bozmayayım. Kahramanların dillerini hem teknik hem de kişisel kullanım özgünlükleri doğrultusunda ayrıştırayım. Erdal’ın dilini iyice gündelik ve basit bir dile indirgerken kafa karışıklığını vermeyi de ihmal etmeyeyim Basitlikle banallik arasındaki gelgitleri iyi belirleyeyim ve fakat bu belirginliği öyle doğal yapayım ki, hayvan gibi okuyucunun gözüne sokmayayım!.. derken… annemden gelen telefonla… İçinde gömleklerin yıkandığı çamaşır makinesinin susması aynı ana denk geliyor.

Zamanı verimli kullanma ütopyasını başka bir bahara kadar öpücüklere boğuyorum… Yazma ve okuma hevesim yuvasında uyumaya gidiyor. Kendime güvenimle sarmaş dolaş, yerlerde yuvarlanmaya başlıyoruz!.. Birbirimizi öpüyor… öpüyor…öpüyor…

 

About Vildan Çetin

instagram: _vildancetin_ beynelhayat velmemat... writer; published 2 books from sacred life trilogy: the origin, the voice. trtcocuk cartoon serial ciciki's script&jingle, tik&tak cartoon series, neşeliçocuklar youtube, advertiser, brand strategist, content developer, youtuber, documentary
Bu yazı taze diş macunu içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s