Kitaplar olmasaydı şimdi mutlu bir kadın olacaktım!

Kitaplar olmasaydı şimdi mutlu bir kadın olacaktım!

Meseleyi düşünmeye Ahmet Şık’ın basılmamış kitabı İmamın Ordusu’nun katlinin vacip* bulunması ile başlamadım. Sadece tuz biber oldu bu şıklık. Altın başarılara imza atma hedefine kilitli vaziyette, Pavlov’un köpeği misali gaza getirilmek sureti ile ziyan olan ömrüm, kitaplar olmasa amma da güzel olurdu, diye diye inliyorum uzun bir süredir.

Bir suçlu kitaplar ise, mukakkak ortadan kaldırılması gereken diğer suçlu da  ‘Adam olmamız için illlaki okumamız gerektiğini belleten’ sevgili ailem tipi ailelerdir. İlk altı yılı at, demek ki otuz dört yıldır -beğenseniz de beğenmeseniz de- kendi çapımda okuyor, yazıyorum. En gıcık adamın eline bir yavru köpek tutuşturun, üç ay sonra müptelası olmazsa ahanda çizdim; ben burdayım. Gelin konuşalım.  O kadar sene mecburen okuyunca haliyle insan okumaya alışıyor. Kitap dediğin meret de gayya kuyusu değil ki sonu olmasın. Bitiyor. E bitince de mecburen diğerine başlıyorsun. Daha da fenası, kitap tavsiye eden bir insan cinsinin olması. Zannımca bu cinsler de ortadan kaldırılmalı. Ana rahmine düşmeden, hatta cinsi münasebete teşebbüs anında kolluk kevvetlerince olaya engel olunarak kökleri kazınmalı.

Ne diyorduk, kitaplar olmasa… Düşünmeye, sorgulamaya, tartışmaya, didişmeye, soy sop milliyet peşine düşmeye, kültürel geçmişe, dine, dinsizliğe, ataya, atamamaya, memnuniyetsizliğe de gerek kalmayacaktı. En önemlisi eften püften meselelerde fikir ayrılığı da olmayacaktı. Olsa da, taş devri kurallarınca itiş kakışla hallolacaktı. Taksim’e Tahir’e çıkılmayacak, iktidara çakılmayacaktı. Mesela bendeniz cennet kuşu kitaplarla kafayı bozmuş olmasaydım şimdi ne güzel evde yemek yapıyor, yok bu aralar çok moda yemek memek, gusto işleri falan başka bir örnek vereyim: … Mesela bendeniz cennet kuşu kitaplarla kafayı bozmuş olmasaydım şimdi ne güzel evde çocuk bezi yıkıyor olacaktım. Yok bu da olmadı. Çocukları severim. Bez yıkamaya meraklı olmasam da severim. En iyisi benden örnek vermeyelim, mecburen saçma oluyor.  Mesela Alva J. Fisher’dan örnek verelim. İlk yayınlanan öyküm ‘Taksitle çamaşır makinası’nın müsebbibidir. Zatıalileri mühendislik vesair bilimleri okumasaydı, bugün hala çamaşırı elimizle yıkıyor olacaktık. Bu da biz kadınlara yepyeni iş sahaları açacaktı. Hayal edin: erkekler bize muhtaç: Olsun! Çamaşırlar mı kirli? Makineye at, tuşa bas, çıkar, giy pervasızlığı yok. En güzeli de, beyaz eşya ve deterjan reklamları yok! Bu senaryoya göre televizyon da olmayacağından… Kafa ütüleyen diziler, yarışmalar da yok. Ohh gel keyfim gel! Evet. Evet. Kesinlikle kitaplara karşıyım. Minyatür akıllarımızla mutlu mesut yaşayacak iken, ne gerek var kitaba… kitaplıklara.  Laf aramızda bir de toz tutuyor ki şu meretler üfle üfle gitmiyor! Üfüfüfff… Sicak bastı da!..

Farkındasınızdır; edebiyat, sanat, tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji kitaplarının ve bizlere yapıp ettiklerinin yakınından dahi geçmiyorum. Aman bulaşır falan. Bir merak gelir… Oku oku bitmez bunların kökü de! Sonra düşün dur arpacık kumrusu gibi… Efenim yüz buldum astar istiyorum gibi olacak ama… yüce gönüllü affınıza sığınarak bir ricam daha olacak: Yazarlar ve ressamlar da olmasın. Yemek tarifi kitapları olsun sadece. Ha bir de başımıza geleceklerin kodlarını okumak için temizlik, güzellik malzemelerinin içindekiler kısmı ile moda blogları. Olsun mu? Olsun!

Teşekkür ederim.

Not: Siz yeni nesil sörf deyin, biz eskiler beyinde ismi kodlanamayan bir karıncalanma hissi ile halaya dahil olma histerisi: okumak gibi araştırmak da adamı rezil eder. Şık olmaz. Cık cık olur. İmam olmaz, ordu olur. Ordu olmaz, bayıldı olur… Hele halkın bayılanı da tıpkı ayılanı gibi pek leziz olur. Tadından yenmez!

* Kitaplar cansızdır. Katledilmeleri mümkün olamaz, demeyin kızarım! Teşbihte hata olmaz. Canlı olmasalar bu kadar korkunç olamazlardı, değil mi?  Demek ki silahlar da canlıdır. Katledilmeleri caizdir, mübarektir. Uzar da uzar bu iş sakız gibi…

About Vildan Çetin

instagram: _vildancetin_ beynelhayat velmemat... writer; published 2 books from sacred life trilogy: the origin, the voice. trtcocuk cartoon serial ciciki's script&jingle, tik&tak cartoon series, neşeliçocuklar youtube, advertiser, brand strategist, content developer, youtuber, documentary
Bu yazı taze diş macunu içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s